Necip Güney: “Moda fuarına gittiğinizde, oradaki firmaların sergilediği modellerden, gelecek sezonun modasını tespit etmeniz mümkün olacaktır; tıpkı mağaza vitrinine baktığınızda, içerdeki modeller hakkında fikir sahibi olabileceğiniz gibi…”
VİTRİN: Fuarcılığın son yıllarda ülkemizdeki gelişimini arttırdığı bir dönemdeyiz. Özellikle tekstil fuarlarında başarılı ve yenilikçi organizasyonlarıyla adını duyuran Teknik Fuarcılık firmasından ve kendinizden söz eder misiniz?
Ortağım Ümit Vural ile 1996 yılında kurduğumuz Teknik Fuarcılık ve Yayıncılık firmamızla Tekstil sektörüne yönelik olarak Tekstil Teknoloji isminde bir dergi çıkartmaya başladık. 1997 yılında, ilk organizasyonumuz olan TEXCHEM Tekstil Kimyasalları ve Laboratuvar Cihazları Fuarı’nı yaptık. 1998, 2000 ve 2001 yılında yapmaya devam ettiğimiz TEXCHEM Fuarları, tekstil terbiye sanayinin de katılımıyla büyüdü ve gelişti. Bu dönemde tekstil sektöründen, bizim artık tekstil makineleri fuarı yapmamızın daha uygun olacağı yönünde talepler gelmeye başladı. Biz de 2002 yılında Bursa’da, BUR-TEX 2002 Tekstil Makineleri, Kimyasalları ve Yan Sanayi Fuarı’nı düzenledik. İstanbul dışında olmasına rağmen, hem Türkiye genelinde hem de yurt dışından büyük ilgi gören BUR-TEX 2002’ye yerli ve yabancı toplam 300 firma katıldı ve 20.000 kişi ziyaret etti. Bu fuarın en önemli özelliği, Türkiye’ye nakliyesi yüksek maliyetli olduğu ve uygun alt yapı sağlanamadığı için daha önce sadece Avrupa’daki fuarlarda teşhir edilen tekstil makinelerinin, ilk kez çalışır olarak sergilenmesiydi. BUR-TEX 2002’ye katılan yabancı firmalar, Türkiye’de katıldıkları diğer fuarlarda sadece katalogla ve küçük stantlarda tanıtım yapıyorlardı. Ancak BUR-TEX 2002’de bu firmaları makine getirmeye ikna ettik, gerekli alt yapıyı hazırladık ve son teknolojilerini çalışır olarak bu fuarda sergilemelerini sağladık. BUR-TEX 2002 Fuarı, daha sonra dünya çapında bir marka haline gelen ITM fuarlarımızın ilk adımıdır. 2003 yılında, Denizli’de yaptığımız DEN-TEX 2003 Tekstil ve Konfeksiyon Makineleri ve Aksesuarları Fuarı’na 320 firma katıldı ve 10 binden fazla ziyaretçi geldi.
Ancak firmamızın en önemli fuarı, 2004 yılında birincisini düzenlediğimiz ITM Tekstil Makine Fuarları oldu. 01- 06 Haziran 2004 tarihlerinde düzenlediğimiz ITM 2004’e, 650’si yabancı toplam 770 firma katıldı ve 60 bin kişi ziyaret etti; 27 Haziran- 2 Temmuz 2006 tarihlerinde yaptığımız ITM 2006’ya 900’ü yabancı toplam 1200 firma katıldı ve yaklaşık 70 bin kişi ziyaret etti. ITM 2004 Fuarı’ndaki başarımız bana, Global Tanıtım tarafından DÜNYA Gazetesi ve NTV'nin desteği ile düzenlenen 2004 Yılı Dünya Genç Girişimci Yarışması Türkiye Finali’nde "Yönetimde Mükemmellik" ödülünü kazandırdı.
Bu arada, geleceğin sektörü olarak nitelendirebileceğimiz Teknik Tekstiller konusunda da faaliyetlerde bulunuyoruz. 2003 yılında Türkiye’nin konusunda ilk ve tek dergisi olan Nonwoven Technology Magazine’yi yayınlamaya başladık. Türkçe ve İngilizce olarak hazırladığımız bu dergimiz, 3 ayda 1 yayınlanıyor. Dünya tekstil pazarı, artık eskisi gibi sadece örtünmeye yarayan ürünleri talep etmiyor. Günümüzde tekstil sanayinin durumunu, ürünlerin kalitesi, katma değeri, çeşitliliği, fonksiyonelliği vb. belirliyor. Ayrıca çok hızlı trent değişiyor. Bu hız ve beklentileri karşılayamayanlar, dünya tekstil pistinden çekilmek zorunda kalıyor. Bu doğrultuda, global tekstil sanayi de büyük bir hızla teknik tekstillere hatta akıllı tekstillere yöneliyor. Ülkemizde de kullanım alanları ve üretim kapasiteleri her geçen gün artan bu ürünler, bizim HIGHTEX Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarlarımızı düzenlememizi gerektirdi. 13- 16 Temmuz 2005 tarihlerinde HIGHTEX 2005 Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarı’nı yaptık. Konusunda ilk ve tek olan bu fuarımızın ikincisini, 30 Kasım- 2 Aralık 2007 tarihlerinde, İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. salonlarında düzenledik. Aynı dönemde, SAFETECH 2007 Koruyucu Tekstiller ve Teknolojileri Fuarı’nı da gerçekleştirdik. Böylece teknik tekstillerin hammadde ve ara mamulleri; bunları üreten teknolojiler; bitmiş ürünler ve giysiler aynı fuarda bir araya geldi; bu da Türkiye’de bir ilk oldu diyebilirim.
Şu anda, 6- 10 Haziran 2009 tarihlerinde, Tüyap Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapacağımız ITM 2009 Fuarı’nın çalışmalarını yapıyoruz.
VİTRİN: Rekabetin çok önemli hale geldiği global pazarda fuarların önemi ve fuarcıların bu anlamda yüklendiği sorumluluklar / misyonlar nelerdir?
Bütün ürünler için dünya genelinde çok büyük bir rekabet ortamı var. Çünkü uluslararası ticarette artık tüm sınırlar kalktı. Eskiden Gümrük Birliği, Kotalar gibi faktörler, malların uluslararası serbest dolaşımı engelliyordu; ama artık internetten bile dünyanın bir ucuyla alış- veriş yapılabiliyor. Bu kadar serbest ticaret söz konusu olduğunda, hem kendi ülkende, hem de hedef pazarlarında tanınır/ bilinir olmak zorundasınız. Sektörünüz ne olursa olsun, kendinizi en iyi tanıtacağınız ve bilinirliğinizi arttıracağınız yerler ise, uluslararası ihtisas fuarlarıdır. Bu açıdan baktığınızda, fuar organizatörleri olan bizler, adını, markasını ya da ürünlerini dünyaya tanıtmak isteyen kuruluşların tanıtım görevini yapıyoruz. Dolayısıyla, fuarlarımıza katılan yüzlerce firma, biz organizatörlere bir anlamda ajanslık ve PR görevini de yüklemiş oluyor.
VİTRİN: Sizce bir fuarın başarılı sayılabilmesi için en önemli kriterler nelerdir?
Fuar katılımcısının beklentisi, hedef pazarlarından ziyaretçi gelmesi ve bunlarla iş anlaşması yapabilmektir. Dolayısıyla bir fuarın başarısının en önemli göstergesi, profesyonel ve işbirliği yapabilecek ulusal ve uluslararası ziyaretçinin mümkün olduğunca çok sayıda gelmesi ve bu ziyaretçi potansiyelinin katılımcıları memnun etmesidir. Bunun için de yurt içinde ve dünya genelinde çok iyi tanıtım çalışmaları yapmanız gerekir.
Ayrıca, fuarın düzenleneceği şehirdeki konaklama ve turistik alt yapı da yeterli, çeşitli ve kaliteli olmalıdır. 2000 katılımcı ve 100.000 civarında ziyaretçinin geleceği bir fuarı, toplam 3 adet 5 yıldızlı oteli olan bir şehirde yapmak büyük bir fiyaskodur. Bu nedenle, fuarın düzenleneceği şehrin, her türlü talebi karşılayacak turistik olanaklara sahip olması şarttır.
Bir diğer önemli etken, fuar alanının hem alan olarak, hem teknik yeterlilik olarak, hem de ulaşım imkânları olarak düzenleyeceğiniz fuara elverişli olmasıdır. Bu hususlar arasında yetersiz olanlar varsa, dış destek ile eksikleri gidermeli ve her türlü teknik talebi karşılayacak durumu oluşturmalısınız. Örneğin bizim ITM fuarlarımızda, aynı anda yüzlerce makine çalışıyor; bu da 100.000 metrekarelik bir alanda, 10- 15 fabrika faaliyetteymiş gibi bir ortam oluşturuyor. Bunun için makinelerin kullanacağı elektrik yetmeyecek endişesi taşıyorsak, dışardan jeneratörler getirip tedbirimizi alıyoruz; makineler trafoyu patlatıp yangın çıkmasına dahi sebep olacak kadar elektrik çekince, oluşabilecek her türlü zarar, fuarımız için telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Bu türlü ihtimallerin hepsini hesaplayıp, tüm tedbirleri alıyoruz, aksi takdirde bırakın başarılı fuar yapmayı; aynı fuarı yeniden yapmanız bile imkânsız hale gelecektir.
VİTRİN: Fuarlar, kısa süreli organizasyonlardır; dolayısıyla fuar katılımcılarının ortalama 4- 5 günlük sürelerde doğru hedef kitlesine ulaşıp kendilerini en iyi şekilde anlatmak için nelere dikkat etmeleri gerekir?
Fuar katılımcılarının en önemli hedefi, stantlarının yakınından geçen herkes tarafından fark edilmesi, dikkat çekmesi ve merak ettirmesi olmalıdır. Çünkü belirli bir süre için fuara gelen ve alanın tamamını gezmek; merak ettiği markalar varsa onları bulmak için uğraşan ziyaretçinin, ancak ilgisini ya da dikkatini çeken bir stant için duraklaması mümkün olacaktır. Bunun için de, ne sergiliyor olursanız olun, dışardan geçenin dikkatini çekecek bir dekorasyon yapmanız gerekiyor. Çünkü fuarlar, pazarın ve pazardaki firmaların vitrinidir; ilgili sektöre yönelik hizmet veren uzman birçok firmayı aynı anda, sadece ihtisas fuarında bulabilirsiniz ve bu firmaların ürünlerinden yola çıkarak konu hakkında genel bir bilgiye sahip olabilirsiniz. Örneğin moda fuarına gittiğinizde, oradaki firmaların sergilediği modellerden, gelecek sezonun modasını tespit etmeniz mümkün olacaktır; tıpkı mağaza vitrinine baktığınızda, içerdeki modeller hakkında fikir sahibi olabileceğiniz gibi…
Bu nedenlerle, katılımcı firmaların stant tasarımlarının dikkat çekici olmaları; yanındaki ya da karşısındaki stanttan farkını ortaya çıkartan bir dekorasyon kullanmaları gerekmektedir.
(Aşağıdaki soru ve cevap ayrı bir kutu içerisine yerleştirilecek. Ve üzerine bir fuar fotoğrafı konacak)
VİTRİN: Fuar katılımcılarının, ürünlerini en iyi şekilde sergileyebilmeleri ve dikkat çekebilmeleri amacıyla, en ideal vitrini oluşturabilmeleri için özel dekorasyonu mu tercih etmelidirler?
Bence stantlarına dekorasyon yaptırmaları, fuar katılımcılarının her zaman lehine olacaktır. Çünkü şık ve kaliteli bir dekorasyon, stantlarına daha çok dikkat çekecek ve ziyaretçiler tarafından önünden geçip gidilmek yerine daha dikkatli bakılacak hale getirecektir. Alış- verişe çıkan kişiler, mağazaların vitrinlerine bakarak içeri girip girmeme konusunda kararlarını verirler, vitrinde dikkatlerini çekecek bir şey yoksa, önünden geçip giderler. Burada da aynı durum geçerlidir. Ziyaretçi standın önünden geçerken, orada kaybedeceği zamanın boşa olmamasını ister, bu yüzden gözlerine en hoş görüneni tercih eder. Mağaza vitrinlerinde önünden geçenlerin dikkatini çekmesi için canlı renkler ya da parlak objeler kullanıldığı gibi, stant tasarımında da farklı bir tarz ve malzemelerin kullanımı, dikkati çekmesi adına çok önemlidir. Bu nedenle fuar katılımcılarının, ürünleri ne kadar talep görürse görsün, stantlarının görselliğine ve sunumuna da önem vermesi; kendine konsept yaratacak dekoratörle çalışmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Çeşitli fuarlarda da, katılımcı firmalar ne kadar büyük bir marka olursa olsun, dikkat çekmek için gösterişli stantlar yaptırıyorlar. Çünkü günümüzde firmaların vitrini, firmanın prestiji haline geldi.
VİTRİN: Düzenlediğiniz fuarlarda gözlemlediğiniz kadarıyla, ürünün kalitesine ek olarak, bunu sunuş şekli yani vitrininin de önemli olduğunu; dolayısıyla görselliğin, dikkat çekmek için en önemli ve etkili yol olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu konudaki düşüncelerinizi biraz açıklar mısınız?
Sadece kaliteliyi üretmek yetmiyor; onu doğru ve hoş görüntüyle sunmak da büyük önem taşıyor. Hatta fuarlarda gözlediğim kadarıyla, büyük firmalar ve önemli markalar, daha da çok görüntüye ve sunum şekline özen gösteriyor. Çünkü daha önceden de belirttiğim gibi, sunum ne kadar iyi olursa, firmanın prestiji o kadar artıyor ve büyüklüğünü, markasına duyulan güveni daha da kanıtlamış oluyor. Örneğin Gucci ya da Armani gibi bir marka, dünyanın en iyi tasarımlarına sahip olabilir ve dünya çapında tanınan bir marka olabilir. Ama bu büyüklükte bir marka, herhangi bir moda fuarına katılacak olsa, rakipleri kim olursa olsun, o fuarın en şık standını yapmak için özellikle uğraşacaktır. Çünkü markasının imajını korumak için, her ortamda en iyi ve en özgün olmak zorundadır.
Aynı şekilde otomobil fuarlarında, en yeni modellerini sergileyen büyük markaların stantları, daima o fuarın en ihtişamlı dekorasyonlarına da sahiptir. Mersedes, BMW ya da Rolls Royce’un standına giderseniz, bu firmalar “Biz zaten beklenen özel modelimizi sergileyeceğiz, nasıl olsa herkes meraktan bizim standa koşacak, yere halı serip arabaları koyalım, başlarına da 2 manken koyduk muydu tamamdır bu iş” diye düşünmezler. Asıl böyle büyük marka olmanın sorumluluğuyla en iyi standı yaptırmak için uğraşırlar.
Hatta sırf bu iş için ayrı bir departmanları ve elemanları vardır. Profesyonel şirketler, sunumun ne kadar önemli olduğunu bilir. Ama küçük esnaf zihniyetindeki firmalar, beyaz panellerle standını kurdurur, içine 1- 2 masa ve 5- 6 sandalyesini koyar, duvarlara da ürünlerini asar ve bu stantla fuara katılmayı yeterli görür. Bu tip stantlar, gökdelenlerin arasındaki tek katlı müstakil evler gibidir; yanına kadar gitmeyince, uzaktan seçemezsiniz.
Bizim fuarlarımızda örneğin, bazı firmalar var, dünyanın en gelişmiş teknolojili makinelerini üretiyorlar, stantlarına 9 metre yüksekliğinde ya da 40 metre uzunluğunda makine koyuyorlar; bunlar daha salon kapısından girince herkesin görebileceği kadar büyük makineler. Buna rağmen firma, “makinem 100 metreden de görülür ve dikkat çekerim, başka bir şey yapmasam da olur” demiyor; çift katlı ve balkonlu stant yaptırıyor, ziyaretçileri için standının içine kafeterya kuruyor, özel görüşme odaları yaparak ziyaretçisini iyi ağırlayacak ortamı hazırlamaya uğraşıyor. Sonuçta, fuar alanında başarılı olmak için vitrin çok büyük önem taşıyor