Menü

 

 

Yok Mekanlarda Var olabilme Çabası...

“Yok mekânın uzayı ne tekil bir kimlik ne de ilişki yaratır, onun yarattığı yalnızlık ve benzerlikten başkası değildir.”
Marc Auge(1992)

Modernite ve küreselleşmeyle birlikte, “ait olma, kimlik, oluşum süreci” kavramlarının yerini “etkileşim, geçici düzenleme, hareketli ilişkiler” kavramları almıştır. Değişen yaşam biçimi ve yer değiştiren kavramlar, beraberinde, oluşumunda zaman ve çevre olgusunu barındırmayan bir mekan anlayışı getirmiştir.
Fransız Antropolog Marc Auge'nin , “Non-lieux: Introduction a une antropologie de surmodernite” adlı kitabında kullandığı “lieu” ve “non-lieu” kavramlarını, Mimar Uğur Tanyeli “mekan” ve “yok-mekan” kavramları olarak tanımlamıştır. İnsanın temel ihtiyaçlarını karşılayan barınma, eğitim, sağlık, alışveriş mekanlarından oluşan kentler içerisinde, çevre ve tarihle hiçbir ilişkisi olmayan, kendi içine kapalı, zamanla tek bağlantısı eskimek olabilen ve eskidiğinde yıkılıp yeniden inşa edilen, sosyal ilişkiye olanak vermeyen, varlığı tek başınalığıyla eşleşen mekanlar oluşturulmaya başlanmıştır. Bakkalların yerini alan süpermarketler, küçük şehirlerde hala “garajlar” olarak adlandırılan otogarların yerini alan havaalanları, pasaj ve çarşıların yerini alan alışveriş merkezleri, pansiyon ve otellerin yerini alan tatil köyleri gibi…
19.yüzyıl sonlarında kentlerde yer almaya başlayan pasajlar, ilk alışveriş merkezi örnekleri olarak kabul edilmektedir. Tarihi Kapalıçarşı ve Mısır çarşısından sonra, İstanbul'un ilk modern alışveriş merkezi, Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planları kapsamında yerine " prestij konutları" inşa edilmesine karar verilmesiyle yeniden gündeme gelen Unkapanı'ndaki İstanbul Manifaturacılar Çarşısı'dır. Ardından, 1988 de Galleria Alışveriş Merkezinin açılmasıyla yeni bir süreç başlamış ve günümüze kadar sayıları artarak modern alışveriş merkezi inşaatları devam etmiştir.
Son dönemde açılan alışveriş merkezlerinde gözlemlediğim bir başka unsur da, alışveriş merkezi içinde tasarlanan mağazaların, yok mekanlar içindeki var olabilme çabaları. Sadece dikkat çekmeye yönelik tasarlanan bu mağazalar, renk, malzeme ve çizgilerle insanı içine alan ancak yarıştığı bir diğer mağazayla mekansal ilişkide olmasından ötürü insanı yoran mekanlardır. Bu anlayışla tasarlanan mağazaların sayıları arttıkça, alışveriş merkezleri şov amaçlı mekanlara dönüşmekte ve daha çok fuar alanlarını andırmaktadır.
Dikkat çekmek anlayışı yerine, mekansal kurgu, oran, malzeme uyumu ve dinginlik anlayışıyla tasarlanan mağazalardan biri de Y. İç Mimar Altan Bilim'in tasarladığı Park Bravo mağazalarıdır. Gelinen şov ve karmaşa sürecinin kısa sürmesi dileklerimle…